🍻 Seni Arkadaş Olarak Gören Kızı Aşık Etmek

408W0AL. Binbir zorlukla cesaretini toplar, hoşlandığın kıza açılırsın. Sen duygularına karşılık vermesini umut ederken; “seni arkadaş olarak görüyorum” cümlesi çıkar onun ağzından. Adeta başından aşağı kaynar sular dökülmüş gibi hissedersin. Ne diyeceğini bilemez peki ya da tamam dersin buna karşılık en fazla ve ayrılırsın hemen yanından. Bu yazıda hemen hemen her erkeğin hayatı boyunca en az bir kere duyduğu o meşhur ben seni arkadaş olarak görüyorum cümlesini ele alıyoruz. Seni Arkadaş Olarak Görüyorum Diyen Kadın Öncelikle bilmen gereken şey; aşk ve arkadaşlık farklı ilişki türleridir. Hoşlandığın kadına arkadaşça yaklaşıp bunu aşk ilişkisine döndüremezsin. Eee ama örnekleri var denilen durumlarda da ortada aslında gerçekten bir arkadaşlık ilişkisi yoktur. Kısacası arkadaşça yanaşarak hoşlandığın kadını elde etme taktiği hiçbir işe yaramaz. Bu taktiğin sonunda ben seni arkadaş olarak görüyorum cümlesiyle karşılaşman oldukça yüksek bir ihtimaldir. Kadınlar karşılarındaki erkekle olan ilişkisinin arkadaşlık mı yoksa flört mü olduğunu hissederler. Eğer erkeğe karşı bir çekim hissediyorsa bunu dile getirmezler ancak erkek kendisiyle yakınlaşmaya çalıştığında da karşı koymazlar. Erkek elini tuttuğunda ya da kendisine sarıldığında bunu sorun etmezler. Hatta karşılık verirler, kendileri de sarılırlar, başlarını erkeğin omzuna koyarlar ve dizlerine yatarlar. Tüm bunlar hoşlarına gider. Kısacası sana seni arkadaş olarak görüyorum diyen kadın sana karşı bir çekim hissetmeyen, seninle bir ilişki yaşamayı arzulamayan kadındır. Yukarıda saydıklarımı seninle yaşamak istemez. Sen yapmak istediğinde de pozitif bir tutum sergilemez. Eğlenceli, sohbeti keyifli biriysen seninle arkadaşça sohbet eder en fazla… İşte böyle bir durumun içerisinde olan erkek kendisine açılırsa ona; seni arkadaş olarak görüyorum der. Arkadaş Olarak Gören Kız Bu seni arkadaş olarak görüyorum meselesinin mantıkla hiçbir ilgisi yoktur. Bir kadın seni çekici buluyordur ya da bulmuyordur bu kadar basit. Tamamen duygusal bir durum bu yani hislerle alakalı… Mantıkla ilgisi olmadığı için bir kadını seninle bir şeyler yaşamaya ikna edemezsin. Ona istediğin kadar sevgini göster, istediğin iyilikleri yap, istediğin kadar peşinden koşmaya devam et. Olmaz. Olayı hislerle alakalı olduğunu bilmeyen erkekleri, kadınlar çekici bulmazlar. Mantıkla hiçbir kadını elde edemezsin en fazla elde ettiğini sanırsın o durumda da emin ol kadının sahip olduklarında gözü vardır. Konu sen değilsindir. Kadınların arkadaşlık alanına düşmemek, hoşlandığın kadınlardan seni arkadaş olarak görüyorum cümlesini duymamak için kadınların hislerinin nasıl çalıştığını ve neye nasıl tepki verdiğini öğrenmen gerekiyor. Bunu öğrenmeden kadınlar konusunda başarılı olmayı beklemek bir hayaldir. Seni hoşlandığı kadınlarla çeşitli deneyimler yaşayan bir erkeğe dönüştürecek yol sandığından tamamen farklı ve eğitim gerektiren bir yoldur. Yazıyı bitirmeden önce bu yolda sana rehberlik edecek seni şuan olduğundan kat be kat daha çekici biri haline getirecek seni arkadaş olarak görüyorum diyen kadınların seni delicesine arzulamasını sağlayacak bilgileri de içerisinde barındıran bir kaynak önerisinde bulunmak istiyorum. Aşağıdaki linke tıklayarak önerimi inceleyebilirsin. Şimdilik hoşça kal! İncelemek İçin Tıkla Tanışmaktan İlişkiyi Başlatmaya E-Kursu Haberler > Kız Arkadaşa Ondan Hoşlandığını Söylemeden Önceki 5 Gün - 1320 - 1332 Arkadaştan hoşlanmak, ona aşık olmak yıllardan beri var olan bir olgu. Peki duygularını açmak ve bir sonuç elde etmek? 1. Pazartesi Size bir şey diyeceğim ama... Uyandım, yatakta doğruldum, dirseklerimi dizlerime koydum, saçlarımı karıştırarak bu sabah neden üzgün uyandığımı düşünmeye başladım. Evet, Elif'e ondan hoşlandığımı söylemeye karar vermiştim dün gece. 3 yıllık arkadaşıma ondan hoşlandığımı nasıl söyleyeceğimin gerginliği gece boyunca bilinçaltıma işlemiş, uyandığımda beni rahatsız etmeye başlamıştı. Dün gece verdiğim kararı tekrar gözden geçireyim ben diyerek yataktan kalktım, elimi yüzümü yıkadım, bir parça ekmek ve biraz peynir yedim, hiç alışkanlığım olmadığı halde kendime üçü bir arada yaptım, midem geçtiğimde bizimkiler uyanmış, ayılmaya çalışıyorlardı. Elif'ten hoşlandığımı ilk olarak ev arkadaşlarıma söylemeye karar verdim. Farklı bir göz, farklı bir düşünce, farklı akıllar yolumu çizmeme yardımcı olabilirdi. Uzun süredir salonun girişinde beklememe rağmen hiçbiri bana günaydın dememişti, sessizliği ben bozdum; günaydın diye söze girdim. Tepki vermemeleri doğaldı, çünkü daha afyonları patlamamıştı ya da selamlama biçimim hoşlarına gitmemişti. Size bir şey söyleyeceğim ama aramızda kalacak diyerek gizem yaratmak istedim, yarattım da. İlker, hayırdır bir durum mu var dedi. Var dedim, bir durum var ve beni yiyip bitiriyor diyerek gizemi tırmandırdım. Sedat olm bende de para yok lan diyerek borç isteyeceğimi düşündüğünü açıkça belli etti. Sende ne zaman para oldu lan diyerek güzel bir noktadan darbeyi indirdim. Ancak bu çıkışım Sedat'ın söyleyeceğim şeye objektif yaklaşma ihtimalini bir hayli azaltmıştı, pişman oldum. Hemen ardından konu para değil daha önemli şeyler var dedim... Bir süre sustum, bana çevrilmiş olan bir çift göze aşk var olm aşk var diyerek derinlere indim. Sessizliği ilk bozan tahmin ettiğim gibi Sedat oldu, he aşk var Esteban dedi. Objektif olamayacağını tahmin etmiştim aşık oldun olm dedi İlker daha öğrenmek ister bir edayla. Ben... Elif'e aşığım olm dedim bir çırpıda. Hangi Elif dedi Sedat, bizim Elif mi? Bizim Elif demesi rahatsız etti beni, sizin Elif değil, benim Elif diyerek Sedat'ı iyice dışladım, saçma sapan bir hal aldı işler. Nereden senin oluyor, tapusunu mu aldın lafı kavganın başlamak üzere olduğunun işaretiydi. Olm Elif işte diyerek ortamdaki negatif enerjiyi süzmek istedim, cevap gelmedi. Bir şey söylemeyecek misiniz? dedim, ne diyelim abi hayırlısı olsun dedi İlker, Sedat ise susmayı tercih etti. İstediğimi alamamanın siniriyle, sağolun ya çok ilgilisiniz deyip odama gittim. 2. Salı Yol gösterin olm... Bir süre sonra odamın kapısı çalındı, normal olarak pat diye odaya dalma usulünün uygulandığı öğrenci evimizde kapının çalınıyor olması ciddili konuların konuşulacağının, özür dileneceğinin, vs. işaretiydi. Genel müdür gibi gel dedim, İlker içeri girdi. Abi kusura bakma daha afyonumuz patlamadı ama sen de Sedat'a kötü davrandın be kanka dedi. Ya olm ben sizden bana yol göstermenizi istedim, kaç yıllık arkadaşıma aşığım diyorum, adamı hacca uğurlar gibi hayırlı olsun diyorsunuz, diyerek bol dram soslu bir cümle sarf ettim. Gel okula gidelim konuşuruz dedi, ikna oldum başka çarem doğru kantinde bir aradaydık, masada Sedat'ın arkadaşı Arif ve Seda da vardı. Bir kızın daha olması iyi olmuştu, çünkü böyle bir konuda kız görüşü her zaman önemliydi. İlker açtı konuyu, e abi Elif diyorduk dedi. Elif'i tanıyan Arif hemen hangi Elif, bizim Elif mi dedi. Sabahki çıkışımı hatırlayan İlker ile göz göze geldik, ortam yumuşasın, objektif görüşler alayım diye, evet abi bizim Elif dedim. Ne olmuş Elif'e diye sordu Seda. Ondan hoşlanıyorum dedim, Seda önündeki meyve suyundan yudum alırken bana diktiği gözlerini açarak şaşkınlığını belirtti. Pipeti ağzından çıkarır çıkarmaz 'siz arkadaş değil misiniz ya?' diye ekledi. Sorun da bu dedim, arkadaşız ama sanırım ben ondan hoşlanıyorum, hatta ona aşığım dedim. Artık konuşan sadece Seda'ydı, erkekler geri çekilmiş Seda'nın söyleyeceklerine göre konum almayı bekliyorlardı. Anlıyorum diye söze başladı Seda ama surat ifadesinden ve mimiklerinden anlamadığı ortadaydı. Bir an için acaba Seda benden hoşlanıyordu da Elif'i sevdiğimi öğrenince bozulmuş olabilir mi diye geçirdim içimden. Aslında fena kız değil gibi düşüncelere dalmak üzereyken, abi bu aşk değildir dedi. 45 saniyede hislerimin ne olduğu konusunda karara varmış olması enteresandı, kesin benden hoşlanıyor olmalıydı zira beni vazgeçirmeye çalışacağı çok belliydi. Neden aşk değil, neden olmasın ki dedim. Abi 3 yıldır arkadaşsınız, sürekli birliktesiniz, birbirinizin evine gidip geliyorsunuz, ikinizin hayatında da kimse yok, haliyle yakınlık duymuşsun ve bunu aşk zannediyorsun bence dedi. O kadar kendinden emin ve sanki biliyormuşçasına söyledi ki bunları, bir an için inanır gibi oldum. Öyle olsa bilmez miyim Seda dedim ki bilmezdim, zira söyledikleri bana çok mantıklı ve kabul edilebilir gelmişti. Bence öyle diye devam etti, siz erkekler size ilgi gösteren kızlara aşık olma eğiliminde oluyorsunuz diyerek üstüme toprak attı, gömdü beni. Ne alakası var yeaaa diye saçma bir cümleyle bu mantıklı tezi çürütebileceğimi düşündüm ama çürüyecek gibi değildi. Aşk hızlı gelir abi dedi, 3 yılın sonunda anlamazsın aşkı, aşk çarpar geçer adamı dedi. Süreya Ayhan okuduğu çok belliydi, belki Turgut Uyar... Çocuklara baktım, bekledim ki birisi Seda'ya karşı çıksın, bana bir el uzatsın... Ama uzatmadı hiçbiri. Sedat bence Seda haklı dedi. Sabahın intikamını alıyordu pezevenk! 3. Çarşamba Çok düşündüm. Seda'nın söylediklerinin ağırlığı ile eve geldim. Gelirken köşe başındaki dönerciden aldığım döner dürümü yedim. TV'yi açtım, CNBCE'ye bastım, Vikingler'i izledim, kesmedi bilgisayardan bir sonraki bölümü izledim ama kafam bir türlü dağılmıyordu. Seda haklı olabilir miydi, yoksa benden mi hoşlanıyordu. Seda'nın benden hoşlandığı fikrinin kafamı bu kadar meşgul etmesine anlam yüklememeye çalıştım ama galiba erkekler size ilgi gösteren her kadına aşık oluyorsunuz lafı ile birleştirince kendimden şüphe etmeye başladım. Çocuklar hala gelmemişti, Walking Dead açtım onlar gelene kadar 2 bölüm izledim. Geldiklerinde ben ikinci tur acıkmıştım, çiğ köfte, midye dolma, pilav almışlardı. Hırsla yedim, yemeğin sonuna doğru çok düşündüm olm diyerek lafa girdim, İlker ne düşündün abi dedi, bu tepkiyi almak hoşuma gitti zira çok düşünmek iyi değildir, gibi bir tepki bekliyordum. Hemen söze girdim, bugün Seda'nın dediklerini düşündüm dedim, Elif hakkında diye ekledim. Sedat hemen bence kız haklı abi diyerek sabahtan beri sürdürdüğü baltalama tavrına devam etti. Acaba bu deyyus da Elif'ten hoşlanıyor olabilir mi diye düşündüm. Sürekli birilerinin birilerinden hoşlandığını düşünüyor olmak canımı sıkmıştı. Haklı olduğu yönler olabilir ama tamamıyla haklı diyemeyiz dedim. Alışkanlık da aşka dahil diyerek Attila İlhan okuduğumu net bir şekilde belli ettim. Tabii ki alışkanlık olacak ama aşk illaki ilk görüşte mi olur abicim, ben bu kızı görmüşüm, tanımışım, özümsemişim, ama bir şekilde arkadaşlık bağları oluşmuş kendimi geri çekmişim, beynim, kalbim artık isyan etmiş, aşıksın sen demiş bana olamaz mı diyerek bence harika bir konuşma yaptım. İkisinin de ikna olduğundan emindim, zira ikisi de tek kelime edememişti. Hee koyim dedi Sedat, kesin öyledir diye ekledi. Ağzında lokma varken küfür retmesene dedim. Ettirme olm sende dedi, böyle süslü konuşmalarla kendini haklı mı çıkaracaksın diye ekledi. Olm sana kendimi ispat mecburiyetim mi var iblis iblis konuşma dedim. Ortamın gerildiğini gören İlker araya girdi, tamam abi büyütmeyin ya, aşk bu herkes kendine göre yaşar diyerek susturdu bizi. Yemekten sonra bir bölüm daha Walking Dead izledim, İlker elinde sigarayla odaya geldi, önce benimkini sonra kendisininkini yaktı, bir nefes çekti üflerken abi bu konular hassas dedi, herkesi dinle ama kimseye kulak verme, içinden geleni yap dedi. Yapacağım dedim, omzuma vurdu, en iyisi dedi ve çıktı. Bu bana cesaret vermişti, Elif'e açılacaktım. Hem de en kısa sürede. 4. Perşembe Boş ver ya! Ertesi sabah daha bir mutlu ve heyecanlı kalktım, bugün büyük gündü. İlker ve Sedat'a konuyu hiç açmamaya karar verdim. Zira moralimi bozmalarını, saçma sapan fikirleriyle beni vazgeçirmelerini istemiyordum. Güzelce tıraş oldum, duşumu aldım, parfümümü sıkındım, en güzel kıyafetlerimi giyerek su dahi içmeden, elemanlar uyurken evden çıktım. Kantinde poğaça ve çay ile düşen şekerimi yükselttim, sigaramı içerek heyecanımı bastırdım, biraz dolaşarak rahatladım. 2 saat geçmiş olmasına rağmen Elif ortalarda yoktu, mesaj atmayı düşündüm ama ne diyecektim ki? Seninle konuşmak istiyorum diyerek spoiler vermek istemiyordum. Ancak zaman geçtikçe gerildiğimi fark ettim ve Elif'i aradım. Neredesin sen kız diyerek sanki öylesine aramış bir hava yarattım. Evdeyim dedi, neden çıkmadın hala derse gelmeyecek misin dedim, bugün biraz rahatsızım dedi, geleyim mi yardım edilecek bir şey var mı diyerek evine gidebilme ihtimalimi zorladım, yok ya sağ ol annem geldi yanıma diyerek hevesimi kursağımda bıraktı. Ama akşam üzeri gidecek annem, istersen uğra dedi. İçim kıpır kıpır olmuştu, ona olan hislerimi baş başayken açmak harika olacaktı. Yerimde duramıyordum, derse mi girsem vakit geçer dedim ama derse girecek ne kafa ne istek vardı. Taksim'e çıktım, boş boş dolaştım, Hocopulo pasajında çay içtim, simit sarayında öğle yemeği yedim, acaba akşam üstü tam olarak saat kaç oluyor diye düşündüm. Bir kafeye gidip söyleyeceklerimi toparlamaya çalıştım. O sırada İlker aradı, neredesin abi sen, sabahın köründe çıkmışsın, derste de yoktun dedi. Akşam anlatırım diyerek kapattım. Zira bu konuyu onunla paylaşmaya niyetim yoktu. Saat 4 buçuk gibi Elif'i aradım... Açmadı. Annesini yolcu ediyor diye düşündüm, 5 gibi tekrar aradım yine cevap yoktu. Meraklanmaya başlamıştım, annesini otogara bırakacak hali yoktu, hastaydı dedim. Saat 6 gibi Elif aradı; canım kusura bakma annem gidince uyuyakalmışım, şimdi gördüm aramalarını dedi. Çok yorgunum sonra görüşelim mi dedi. İçimde depremler oldu, boğazıma bir şey oturdu, midem en kuvvetli asitlerini saldı, içimde savaşlar çıktı. Tabi canım sen yeter ki iyi ol gittim, kapıdan girer girmez çocuklar merak içinde gözlerime baktı, belli ki haberleri duymak istiyorlardı. Boş verin abi ya deyip odama geçtim. Sigara yaktım, yatağa uzandım, sigaramı söndürdüm ve uyudum. 5. Cuma Ya herru ya merru! Sabah 8'de Elif'i aradım, direkt nasılsın, neredesin ve okula gelecek misin sorularını sordum. Sabahın 8'inde muhtemelen yeni uyanmış olan kız afalladı, oo şampiyon sakin diyerek güldü. İşte dedim, ona bu yüzden aşığım ben, bu gülüşü, bu alttan alışı, bu gereksiz alınganlıklardan uzak duruşu için aşığım ona ben. Güldüm, ya yok dedim, hızlı oldu ama merak ettim seni dedim. İyiyim dedi, ama bugün de evdeyim zaten haftanın son günü bugünü de dinlenerek geçireyim dedim. Acaba geleyim mi desem mi diye düşünürken, derslere gir, sonra notları da kap bana getir dedi. İçimde kocaman serin bir boşluk açıldı, gülerek tamam dedim. Bu sefer İlker evden çıkmadan yakaladı beni, abi hayırdır ya bir sıkıntı mı var dedi. Neşeli olduğum için yok be oğluum ne sıkıntısı, dedim. Dün biraz moralim bozuktu o kadar, şimdi gayet iyiyim dedim. Hadi çıkıyor musun beraber gidip derslere akalım dedim. Hemen giyindi beraberce evden çıktık, İlker nerede dedim, yatıyor dün içmiş bir sürü dedi. İyi iyi yatsın dedim, ayak altında olmasından iyidir deyip güldüm. İlker senin Elif işi ne oldu diye sordu. Elif bir iş değil olm aşk o aşk dedim. Keyifler yerinde bakıyorum dedi. E tabi olm bugün konuşacağım, açılacağım dedim, artık abinizin sevgilisi olacak hazır olun diye anırdım. Hayırlısı abi dedi. Sanki inanmıyor gibiydi ya da kıskanıyordu beni. Lan yoksa? Hayır hayır İlker ile Elif'i düşünecek durumda değildim. Okula girer girmez Seda ile karşılaştık. Naber dedi, derse mi? Evet dedik bize ekleşti. Ne oldu senin aşk meşk işleri diye gülerek sordu. Tavrında 'inşallah olmamamıştır' havası sezdim, beni kendine saklamak istiyor kesin diye düşündüm. Bugün halledeceğim o işi dedim, İlker araya girdi, abi o iş değil AŞK dedi be anırarak güldü. Bu elemanın altta kalmamak için çırpınma azmine hayrandım, o lafı sokmasa 3 gün uyuyamazdı kesin. Rahatladın mı dedim hiçbir şey demedi güldü. Akşam üstü konuşacağım Seda dedim, hadi bakalım dedi Seda umarım ben yanılırım. Yanılırsın yanılır üzülme deyip derse bitti ama nasıl bittiğini bir de bana sorun. Son dersin hemen ardından Elif'i aradım, Notlar bende istiyorsan istediğimi vereceksin dedim, neymiş istediğin dedi gülerek, sana gelmek dedim, anahtar paspasın altında çok bekletme dedi. Gülüştük telefonu kapattım, Allah'ım bu bir rüya mıydı, resmen flörtün dibine vurmuştuk. Bugün ona açıldıktan sonra öpüşme falan bile olabilirdi.... Koşarak otobüse bindim. Cuma akşamüstü... Eren bu benim için büyük bir onur, ne düşüneceğimi bilemiyorum ama sen benim arkadaşımsın... Yani hep öyle gördüm ben seni... Senin duygularının bende karşılığı yok yani... İsterdim ama yok uzanırken sigaram ağzımdaydı.... Toksik denilecek cinsten kız arkadaşım hiç olmadı. Zaten bunun böyle olacağını kabul edecek çok fazla insan bulabilmen mümkün olmaz. Kimi zaman kızların bir kısmı toksik olmayı seçerler. Peki toksik olmak tam olarak ne anlama gelir? Toksik olmak kötü niyetli veya etrafına zarar veren biri olmak demektir. Bu yüzden kimse bunu kabul etmez. Genelde ciddi bir konuşmanın ardından iknalar gerçekleşir. Sen kız arkadaşın ile bu ciddi konuşmayı yapmadan önce onun toksik bir kız arkadaş olup olmadığını anlayabilirsin. 1. Değişime direnme söz konusudur Toksik kız arkadaş meselesine tam olarak girmeden önce bunu belirtmem gerekir. Kız arkadaşını gerçekten seviyor ve onu kaybetmek istemiyor olabilirsin. Sırf toksik olduğu için onu bırakmana gerek yoktur. Sadece kendisini değiştirme konusunda onu ikna etmen yeterli olacaktır. Genel olarak akıllı kızlar bu tür defoların farkında olduklarında onu düzeltmek için çaba gösterirler. Bu sağlıklı bir ilişkiye hazır olmadıkları ama hazır olmak için ellerinden geleni yapacakları anlamına gelir. Umarım senin kız arkadaşın böyle biri olmayı başarabilir. 2. Aşk dünyadaki en önemli şeydir Toksik bir kız arkadaşla karşı karşıya olup olmadığını anlamanın en kolay yollarından birisi budur. Aşk dünyadaki en önemli şeylerden biriyse bunu bir ipucu olarak kullanabilirsin. Elbette bunun sebebini merak ediyor olabilirsin. Hemen açıklamaya çalışayım. Aşkı dünyanın en önemli şeyi olarak gören kızlar kendisiyle birlikte olabilecek bir erkek bulmadan rahat edemezler. Onlar için aşk hayattaki en büyük hedeftir. Bu nedenle gerçekten sevmediği erkeklerle birlikte olma gibi basit hatalar yapabilme potansiyeline sahiptirler. 3. Aşk fikri sığdır Genel olarak ona aşk ile ilgili sorular sorduğunda alacağın cevaplar çok standart ve sığ olacaktır. Aşk fikri, televizyonda gördüklerine ve romantik kitaplarda okuduklarına dayalıdır. Bu yüzden tanımında gerçeklik duygusu yoktur. Aşk genel olarak böyle bir şey değildir. Özellikle kurgusal ürünlerde olduğu gibi toz pembe bir aşk yaşamak neredeyse imkansız gibidir. İlişkilerde insanları bir sürü zorluklar bekler. Aşkı hissedebilmek için insanların bu tür engellerden geçip gitmesi gerekir. 4. Sınırların dışına çıkmaya meraklıdır Bir kız arkadaşın toksik olup olmadığını anlamanın en önemli yönlerinden birisi budur. Eğer kız arkadaşın toksik ise sınırların dışına çıkmaya çalışacak ve bunu hiç durmadan tekrarlamak için çaba gösterecektir. Bu açıdan ona dikkat etmek gerekir. Fakat bu durum sınırlarının olmadığı anlamına gelmez. Sınırları vardır ama bu sınırlar hemen hemen her yerdir. Kimse ne istediğini ve ne aradığını gerçekten bilemez. Çünkü kendi de bilemez. Sınırları tutarsız olduğundan her zaman havada kalması söz konusudur. 5. Gerçekçi olmayan aşk beklentileri vardır Toksik bir kız arkadaşın kafasında gerçekçi olmayan aşk görüşleri vardır. Yağmurda birisi tarafından kovalanmak veya iki üç buluşmanın ardından evlilik teklifi almak ister. Bunların hepsi onun hayalidir ve bir anlamda gerçekleşmesini beklediği şeydir. Kafasında yaşanan aşkla ilgili gerçekçi görüşlere sahip değildir. Her şeyi kafasında yaşar ve bundan bir dakika bile vazgeçmez. Bu nedenle onu bazı şeylere ikna etmek kolay değildir. Toksik bir kız arkadaşla karşı karşıya olmadığını buradan anlayabilirsin. 6. Geçmişten bir şey öğrenme niyetinde değildir Aynı hataları defalarca yapan bir kız arkadaşın varsa maalesef onun toksik bir kız arkadaş olduğunu peşinen söylemem gerekir. Geçmişteki ilişkileri hakkında bir şeyler sorduğun zaman sadece isimlerin değiştiğini ama diğer birçok şeyin aynı olduğunu görürsün. Bu doğal bir durumdur. En azından geçmiş hatalarından ders çıkarmayan birisi için her şeyin aynı olması normaldir. Genelde hep eski sevgilisi ona kötü davranmış olur. İlişkide kendi davranışları için herhangi bir sorumluluk söz konusu değildir. 7. Dikkat çekmeye meraklıdır Toksik bir kız arkadaşın varsa ilk dikkat etmen gereken noktalardan birisi budur. Kız arkadaşın dikkat çekmeyi çok seviyor olabilir. Bunu sevdiği için yapmaz, ihtiyaç duyduğu için yapar. Her gün sana mesaj atıyorsa veya seni günde birkaç kez arıyorsa dikkat çekmeyi arzuluyor demektir. Bunun neden olduğunu merak ediyor olabilirsin. Bunun sebebi, içinin boş olması ve kendini dolduracak bir şeye ihtiyaç duymasıdır. Kendini yansıtmak yerine sürekli dışarı bakarak bu beslenme arzusunu bastırmak ister. Bu yüzden her zaman dikkat çekmeye meraklıdır. 8. En küçük şey dünyanın sonu gibidir Bu yaklaşıma sahip olan kızlarla karşılaşma olasılığın çok yüksektir. En ufak bir hata veya en ufak bir eksiklik onun için dünyanın sonu gibi gelebilir. Küpesini kaybettiğini veya merdivenleri çıkarken takıldığını düşünelim. Her ne yaşanmışsa olsun bu durumlar gününü mahvetmek için yeterlidir. İşler plana uygun gitmediğinde başa çıkması çok kolay olmaz. Tam olarak resmettiği gibi akmayan durumlara uyum sağlamakta zorlanır. Bu genel olarak tüm toksik insanların ortak noktasıdır. 9. Geçmiş ilişkileri hep aynıdır Kız arkadaşının geçmiş ilişkileri hakkında bilgi sahibi olmak istediğinde anlatılanlara kulak vermeni öneririm. Eğer hikaye hep aynı şekilde başlıyor ve aynı şekilde bitiyorsa ortada bir problem var demektir. Bu problem büyük olasılıkla kız arkadaşının yaptığı tercihlerdir. Kız arkadaşın geçmişte sürekli olarak aynı tip insanlarla birlikte olmayı seçmiştir. Bunun sebebi ise sadece o tür insanları tanıyor olmasıdır. Genel olarak ise duygusal açıdan uzak olan insanlarla birlikte olmuşlardır. Bunları tercih etmelerinin sebebi kendisinin toksik bir insan olmasıdır. 10. İlişkide derine inmeye meraklıdır Her ne kadar çok iyi bir yüzücü olmasa bile derinlere dalma konusunda ondan daha iyisini bulman pek kolay değildir. Kim olduğunu bilmediği noktaya kadar bile kendisini ilişkilerine vermiş birisiyle karşı karşıya olduğunu bilmelisin. Bunun sebebi kim olduğuna dair güçlü bir algıya sahip olmamasıdır. Kim olduğunu bilmediği için genelde kendisini başkasının ellerinde kaybolmuş hissederler. Bu nedenle her anını seninle birlikte geçirmek ve seni asla bırakmamak ister. 11. Bilinçli olmaktan yoksundur Bu biraz acımasız gibi gözükebilir. Fakat öz farkındalık konusunda sorunlu bir kız arkadaşın varsa onun toksik bir kız arkadaş olduğunu hemen anlamalısın. Kendinin farkında olsaydı aynı tür insanlarla defalarca çıkmaması gerektiğini bilirdi. Toksik bir kız arkadaş her zaman aynı hatayı yapmaya eğilimlidir. Bu onun flört hayatının ötesinde bir şeydir. Öz farkındalık eksikliği hayatının her alanına yayılmış durumdadır. Buna engel olabilecek bir durum olmadığı için her seferinde aynı hatayı gerçekleştirmesi kaçınılmazdır. 12. Özgüveni senden alır Bunu fark ettiğin zaman aslında çok şaşıracağına eminim. Toksik bir kız arkadaşın varsa özgüveni senden alması en sık görülen durumlardan birini yaşamana anlamanına gelecektir. Kendi başına, kendine verdiği değer ve kendine duyduğu saygı çok azdır. Sen onun güzel olduğunu düşünüyorsan o zaman öyledir. Kendi kendini doğrulaması için sevgilisine güvenir. Bu korkutucu bir şeydir. Yanında bir erkek olmadan kim olduğunu ve dünyadaki değerini sorgulaması söz konusudur. 13. Yaptıkların yeterince iyi değildir Evet, yaptığın hiçbir şey yeterince iyi değildir. Ona dünyayı sunmuş olsan bile yine yeterli değildir. Herhangi bir şekilde etkilenmeyecektir. Bunun sebebi, toksik kadınlar için hiçbir şeyin onlar için yeterince iyi olmamasıdır. Toksik kadınlar her seferinde daha fazlasını isterler. Neden mutlu olduklarını veya neden mutlu olmadıklarını bir türlü anlamazlar. İçinde dışarıdaki insanlarla veya nesnelerle doldurulamayacak kadar büyük bir boşluk vardır. Dünyayı önüne sersen bile bu boşluğu dolduramazsın. olağan bir kız çeşididir. detayli sıfatlandırmak için,erkeğin duygularını dile getirmesinden sonraki hareketlerine bakılmalıdır. "iki tarafa da en az zarar veren" şeklini tanıdığımı düşündüğüm kız tipidir ayrıca. şöyle ki;erkek duygularını ifade eder. kız hiç beklemiyormuş gibi yapar. belki de gercekten beklemiyordur. ve erkeğe en fazla 3-4 cümle kurar. ve çekip gider. teselli mi bilmez ama erkek bir süre sonra bu hareketin iki taraf için de olabilecek en mantıklı hareket olduğunu düşünür. çünkü arkadas olarak kalmanın saçmalığından haberdardır. kaldı ki arkadas olarak kalmak erkeğe çok daha fazla zarar getirecektir. sonucta sevdiği kizdir o. onunla sadece arkadas olmak yetersiz kalacaktır erkeğe. sevgili olmak da kıza ağır gelecektir ki gitmiştir zaten. erkek salakça pusudan bir süre kızı izler. twit sayısını,takip ettigi kişi sayısı,takip edildiği sayı profili görünmez kızın. sadece 2 fotograftir görünen. ama erkek onu da takip eder. o fotografları beğenen sayısındaki degisiklik bile salak bir heyecan sağlayabilir erkeğe. ama sonuçta kız konuşmaz. erkek mesaj atar yığınla ve yine ses yoktur. en son konuyu toparlar ve "madem bu kadar istemiyorsun artık yazmıyorum" diye yazıp, kızın bunları okuduğundan bile şüpheli yollar mesajı. sonra erkek, kızla ilgili hayatında ne varsa çıkarma çabasına girer. rehber den numarasını silerken icinde bir yerlerde o numarayı aklına kazımak isteyen tarafına kızar ve bir hisimla telefonla kavga edercesine numarasını siler sosyal medyadan takip sürmektedir. 15 güne yakın bir süre kızın sosyal medyadaki bütün hesaplarında ufacık bir degisiklik bile yoktur. erkek telaşlanir. daha dogrusu meraklanir. tweet sayısı bir tane artsa veya profil resmi bir değişse diye bir tribe girmiştir erkek şimdi de. salak bekleyiş devam eder. bu arada kızın apartmanına gece yarısı sizip açık adres alınmıştır. erkeğe sorarsin niye yaptın bunu diye, bilmiyorum der. bu tek taraflı salaksı bekleyiş süreci işledikce erkekte bir ihtiyac ortaya çıkar."paylaşma arzusu". ve erkek sözlüğe dalıp tüm bunları yazar. niye? bilmiyorum. kendini rahatlatma cabası diyelim mi? bundan bolca bulunur. ama bunu ciddi ciddi hissettirecek ve bunun güvenini verebilecek kadın çok ender bulunur. bulduğunuzda ise "ben bu konularda bu kadar iyi anlaşabileceğim kişinin bir kadın olacağına inanamazdım" dersiniz. sizin kimselere anlatmaktan kaçındığınız anılarınızı bunu başkalarına anlatacağını bile bile anlatırsınız. bunu anlatırken sizin isminizi vermeyeceğini bildiğiniz için yaparsınız bunu. bu kadın bu anıları bir başkasına anlatırken bir arkadaşım ekol'ünü kullanır ve anlattığı kişi baş rol'ün siz olduğunu bilmez. yok fringe izler, yok metal dinler gibi kısıtlamalar gerekmez bu kadınlar için. herşeyi izleyip dinleyebilirler. bu kısıtlama dediklerim hepsi birer araç. amaçları yaşamaktır, tıpkı sizin gibi. araçlar ise ortak kümeler olarak kesiştiği zaman bu arkadaşlık on numara seviyeye çıkar. ilerlemesi mümkün müdür, bunu zaman gösterir. gözleri güzeldir ama bakmayı bilmiyordur. çıkma teklifini kibarca reddetmenin bir yolu ama karşındaki adam anlamıyor ısrar ediyorsa artık kendi kaşınmıştır cezası yavaş yavaş verilir. yakın gözlüğünü takmamış olması kuvvetle muhtemel kızdır.. erkek ayarı fazla kaçırmışsa ya da herkese davrandığı gibi davranıyorsa haklı olarak friendzone lamış kızdır. bir de arkadaş olarak görülen kız var ondan daha şanslıdır. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.

seni arkadaş olarak gören kızı aşık etmek