🪩 Organ Bağışı Ile Ilgili Röportaj
İstanbul'da sahte evlilik raporuyla eşe organ bağışı yapılacağı şeklinde izlenim verilerek, böbreğini sattığı belirlenen yabancı uyruklu verici ile böbreği almak isteyen ve bu işlemleri organize ettiği tespit edilen şüpheliler yakalandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Endonezyalı D.I'nın özel bir hastaneye gelerek eşi olduğunu
Organ bağışı yapmak isteyen tüm vatandaşlarımızın bağışı bu birimde kabul edilmektedir. Ayrıca tüm devlet hastaneleri, özel hastaneler, sağlık ocakları ve sağlık müdürlüklerine başvurabilirsiniz. Doku ve organ nakli ile ilgili gerçekler Herkes doku ve organ vericisi olabilir.
Bizorgan bağışı için ilgili sağlık müdürlüğünde, aile hekimliğinde, organ nakli yapılan merkezlerde gidip 'organımı bağışlıyorum' adı altında bir kart alması ve bunu ailesiyle paylaşması gerekiyor. Organ nakli bekleyen kişilere bağış yapılmasını ve organ nakli bekleyen insanlara acil şifalar diliyorum” dedi.
Öldüğüzaman üzerinden organ bağışı ile ilgili hiçbir belge çıkmayan kişilerin o ana kadar yakınlarına ulaşılamadı ise ve beyin ölümü gelişen kişinin vücut fonksiyonlarını istenen düzeylerde tutmak imkansız ise; 2594 sayılı yasa, yakınlarının izni olmaksızın organ ve dokuların alınmasına izin vermektedir.
Organ bağışı ile ilgili açıklama yapan Özel Akhisar Hastanesi Müdürü Ertan Semerci, “ İnsan sağlıklıyken organ nakli kavramını aklına bile getirmek istemiyor ancak ihtiyaç duyduğunda önemini anlıyor. Bana göre bu Sosyal Sorumluluk değil, İnsani bir görevdir. Her yıl bugünlerde, organ naklinin önemine dikkat
Organbağışı tamamen gönüllülük esasına dayalı tıbbi bir uygulamadır. Türkiye'deki tüm beyin ölümleri Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi tarafından takip edilir. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra ilgili hastanedeki organ nakli koordinatörü kişinin yakınları (öncelikli olarak birinci derecede yakınları) ile görüşür.
Organ nakli ve organ bağışı ile ilgili merak edilenler GİRİŞ 05.11.2012 11:52 GÜNCELLEME 05.11.2012 11:52
Organ bağışında Türkiye’nin konumu ile ilgili bilgiler veren Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, şunları söyledi: “ Türk Nefroloji Derneği 2020 raporu yayımlandı. Bu raporla organ naklinin böbrek hastaları için hayati bir öneme sahip olduğunu tekrar görmüş olduk. Rapora göre Türkiye’de 60 bin böbrek
Öyle ki bu yıl ülkemizde 26 bin 442 kişi hayata tutunmak için kadavradan bağış bekliyor. Organ bağışı bekleme listesinde ilk sırayı 22 bin 684 ile böbrek alırken, bunu 2 bin 187
RA42. Binlerce hasta böbrek nakli için bekliyor Ülkemizde 22 bin hasta böbrek nakli için bekliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, organ bağışçısı sayısının artırı... 15 Mayıs 2022 Organ bağışı 15 hayat kurtardı 4 kişinin organ bağışı 15 hastaya hayat oldu. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi ekibi, aynı hafta içinde beyin ölümü gerçekleşen 4 kişinin bağı... 04 Mayıs 2022 Organlarınızı bağışlayın hayat kurtarın Organ bağışı haber dizimize devam ediyoruz. Dün 20 yaşındaki Dilek Gençyılmaz’ın 4 yıldır böbrek nakli bekleyişini ekranınıza getirmiştik. Bugün ise o... 16 Nisan 2019 'Varsayılmış rıza sistemi' önerisi Türkiye'de organ nakli bekleyenlerin sayısının her geçen gün artması ve bağışçı sayısının yetersiz olması nedeniyle uzmanlar, kişinin aksi beyanı olma... 19 Ekim 2018 Organlarıyla 5 hastaya umut oldu Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde, beyin ölümü gerçekleşen 56 yaşındaki kadının organları 5 hastaya nakledilecek 04 Haziran 2018 Genç kızın organları 6 kişiye umut oldu Samsun'da iki gün önce şofbenden sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen ve tedavi gördüğü hastanede beyin ölümü gerçekleşen 26 yaşındaki Nurgül Özbe... 26 Ocak 2018 Organlarıyla üç hastaya umut oldu Balıkesir'de, geçirdiği trafik kazası sonucu tedavi gördüğü hastanede beyin ölümü gerçekleşen hastanın organları 3 kişiye umut oldu. 19 Ocak 2018
Organ Bağışı Haftası etkinlikleri kapsamında Sinop Üniversitesi Ayancık Meslek Yüksek Okulu Merkezi’nde “Organ Nakli ve Organ Bağışı Semineri” gerçekleştirildi. Doku ve Organ Nakli Hemodiyaliz Sorumlu Uzmanı Uzm. Dr. İskender Yüksel’in konuşmacı olarak katıldığı seminerde organ bağışı konusunda bilgiler verildi. Türkiye genelinde 2002 yılında 2 bin 73, 2003 yılında 984 kişi olmak üzere toplam 3 bin 57 kişinin organ bağışında bulunduğunu belirten Doku ve Organ Nakli Hemodiyaliz Sorumlu Uzmanı Uzm. Dr. İskender Yüksel, şunları söyledi; “Türkiye'de ilk kez 22 Kasım 1968'de Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi'nde Dr. Kemal Beyazıt tarafından kalp nakli yapılmış ancak hasta kaybedilmiştir. İlk başarılı organ nakli ise, 3 Kasım 1975 yılında Dr. Mehmet Haberal ve ekibince Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde bir anneden oğluna yapılan böbrek nakli oldu. Bunu 1978 yılında aynı ekibin kadavradan yaptığı ilk böbrek nakli izledi. 2010 yılı itibariyle 59 Böbrek Nakli Merkezi, 34 Karaciğer, 14 Kalp, Kalp Akciğer Nakli Merkezi, 2 Akciğer Nakli Merkezi bulunmaktadır. Türkiye'de 2010 yılsonu itibariyle organ nakli merkezlerinde sıraya girip organ ve doku nakli bekleyen 2010 böbrek, 86 karaciğer 80 kalp, 63 pankreas nakli bekleyen hasta bulunmaktadır. Organ alacak hastalar önce kan ve doku gruplarına göre daha sonrada tıbbi aciliyet durumlarına göre belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayırımı yapılmaz. Diyerek sözlerine devam eden Yüksel, Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda üzerinde taşıdığı organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmesi ve kayıtlı bulunduğu merkeze bu durumu bildirmesi yeterli olacaktır” dedi. Sinop Üniversitesi Ayancık Meslek Yüksek Okulu işbirliği ile gerçekleştirilen seminere Ayancık Kaymakamı Suat Yıldız, Ayancık Belediye Başkanı Ayhan Ergün, Ayancık Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Orhan Aral ve Yüksek Okul Öğrencileri katıldı. Programın sonunda, Konuşmacı olarak programa katılan Başhekim Uzm. Dr. İskender Yüksel’e, Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Orhan Aral tarafından çiçek takdim edildi.
bir doktor ile ropörtaj yapmam gerekiyor yardımcı olurmusunuz doktor ile ilgili röportaj * Listenizde kadavradan organ bekleyen kaç kişi bulunuyor? Yaklaşık 2 bin 200 kişi bulunuyor. * Bunların ne kadarına organ bulunabiliyor? Bir yıl içinde kadavradan nakil yapabildiğimiz böbrek hastası sayısı n5 ile 50 arasında değişiyor. Antalya'da Türkiye genelinin 10 katı organ bağışı yapılıyor. Bizim oranlarımız İstanbul'da olsaydı bu rakam n50-500 kişiye ulaşacaktı. Avrupa ortalaması da 1n-15 civarında. Antalya, organ bağışı konusunda, il olarak, pek çok Avrupa ülkesinden iyi durumda. * Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yalnızca Antalya ve civarında yaşayan hastalar mı organ bağışı listelerine girebilir? Organ beklemek için Türkiye'nin dört bir yanından Almanya'dan, Avusturya'dan hatta Kanada'dan bile bize gelen Türk hastalar var. Almanya'da yaşayan bir hastamız kadavra listesindeydi, çağrılınca Ankara'da yaşayan birinden daha çabuk geldi. Türkiye'nin dört bir köşesinden kadavra bekleme listesi için buraya geliyorlar. * Öncelik Antalya'da yaşayan hastaların mı? Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon sistemi var, karaciğer ve kalp hastaları için acil bekleme listesi var. Türkiye'nin neresinden bir organ bağışı yapılırsa, tüm bilgiler Sağlık Bakanlığı'na bildiriliyor. Böbrek içinse kendi listenizdeki kayıtlı hastalar içinden doku uyumu en fazla olanlar seçiliyor. Bir kadavradaki bir böbrek için 6 hasta çağırıyoruz. Organların kadavradan çıkarıldıktan sonra en kısa sürede nakil yapılması gerekiyor. Bir hastada tıbbi sorun çıktığı zaman onu gönderip diğerini çağırırken vakit kaybına yol açmaması için 6 hastayı çağırıyoruz. 6 hastaya tüm testler yapıldıktan sonra en uygun olan iki kişi seçiliyor. Buradaki öncelikli kriterler; doku grubu kriterinin en fazla olması, bekleme süresinin uzun olması, verici ile yakın yaşlarda olması. Genç bir hasta ise genç, daha ileri yaşlara ise kendi yaşına yakın vefat edenin organlarını veriyoruz. * Hastalar için geri dönmek hayal kırıklığı yaratmıyor mu? Çok zor oluyor, çok büyük bir hayal kırıklığı ama başka şansımız yok. Beş kez altı kez gelip geri dönen hastalar var. Bazıları 'bir kere gelip geri döneyim' bile diyor. O şansa yakın olduğunu hissetmek istiyor. * Neden hastaları genellikle gece yarısı çağırırsınız? Genellikle gece yarısı arıyoruz; çünkü beyin ölümü testleri akşam üstü tekrarlanır ve bize bildirim akşam üstü yapılır. Biz de aileleri akşam üstü arıyoruz ve gece gibi de görüşüyoruz. Kadavrada beklemenin belli bir standart süresi yok. Tamamen zamana karşı yarış. * Kadavradan mı, canlıdan mı organ istemek daha kolay? Kendi adıma söyleyeyim; kadavradan istemek daha kolay. Çünkü orada hayatını kaybetmiş bir insan var ve doğanın tek bir kuralı var; her doğan canlı ölecek. Eğer organ bağışı yapılmazsa toprak olacak. Ama canlı vericide hiçbir sağlık sorunu olmayan birini riske atıyorsunuz. Diyalizde hastayı bırakırsanız yaşam şansını ve kalitesini üç kat azaltıyorsunuz. Kadavradan herkese organ bağışlama şansınız yok, dolayısıyla canlı nakilleri de önermek zorunda kalıyorsunuz. * Bunu ailenin yakınlarına siz mi teklif ediyorsunuz? Canlı için her iki tarafla da görüşüyoruz. Bazen onlar gelerek vermek istiyorlar, bazen biz aileyle konuşup, durumu anlatıyoruz. * Nasıl tepkiler veriyorlar? Çok değişken bir tepki, net bir şey söylemek zor. Genelde anne babalar çocukları söz konusu olduğu zaman hemen kabul ediyorlar. Ama anne babalar, çocuklarından almayı kabul etmiyorlar. Eşlerin bir kısmı organlarını vermeyi kabul ederken bir kısmı ayrılmayı bile düşünüyor. Kardeşler de bekarsa verme olayı daha kolay, evliyse eşlerin tepkileri ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla bir yığın değişken tepki var. * Kimler daha kolay organ bağışlıyor? En çok anneler çocuklarına. Daha sonra babalar, kardeşler ve eşler geliyor. Eşlerde de kadınların kocalarına organ verme oranı, erkeklerin verici olma oranlarından ciddi oranda yüksek. * Son anda organ bağışlamaktan vazgeçenler oluyor mu? Oluyor. Genellikle kardeşler ya da biraz daha uzak akrabalar son anda vazgeçebiliyorlar. O sırada yaptıkları sohbetler sırasında duydukları 'sakat olursun', 'yarım kalırsın' gibi söylentilere bağlı olarak vazgeçebiliyorlar. Ameliyata giderken dönenleri gördük. Servisten sedyeye koyup ameliyathaneye giderken vazgeçene şahit olduk. * Ne yaptınız? Yapacağımız bir şey yok. Kişinin kendi takdiri. Kardeştiler, yapacak bir şey yok. Çantasını topladı gitti. * Bu durum o insanlar arasında bir küskünlüğe yol açıyor mu? Açıyordur ama bu konuda birini suçlamak, yargılamak doğru değil; çünkü çok zor bir karar. * Siz olsanız verir miydiniz? Organlarımı bağışlardım. Canlı verici anlamında sorduğunuz zaman da çocuğum için hiç düşünmeden evet. Diğer aile yakınları içinse o an çok önemli. Çocuğunuz varsa ve ilerde onda da bu sorunun olup yardım edememe düşüncesi insanı zorlar. Ama aile yakınlarını diyalizde yaşatmaktansa, kesinlikle verirdim. * Sizin için bile çok zor bir karar insanları organ nakline ikna etmek zor değil mi? Beni bir garson olarak düşünün. Ben sadece restorandaki mönüleri getiriyorum. Bu mönüde, böbrek yetmezliği hastaların diyaliz ve nakil şansı vardır. Bunların risklerini anlatırım. Ama hiçbir zaman 'şunu yapın, bunu yapın' demem ya da 'siz olsaydınız ne yapardınız' sorusuna yanıt vermem. Verilen karar için tıbbi destek sağlarım. Onun yerine asla karar verici olmam, öneride, teklifte bulunmam. En azından ben kendi adıma bunu yapmıyorum. Çünkü çok zor bir süreç. Onlar bir ömrü birlikte geçirecekler, hep bu çelişkiyi kendi içlerinde yaşayacaklar; dolayısıyla zorlamak hiç uygun değil. Ama nakil, diyalize göre yaşam süresini artırıyor. Ne kadar erken nakil olurlarsa, başka bir organda hastalık çıkma riskinin azalacağını, kadavra listesinin tamamen bir şans olduğunu anlatıyorum. Bugün de çıkabileceğini, üç veya on yıl sonra çıkabileceğini hatta hiç çıkamayacağını anlatıyoruz. Ancak son kararı kendileri veriyorlar. alıntıdır ....
organ bağışı ile ilgili röportaj